6 Eylül 2007 Perşembe

KADIN lar Cinsel Bölgeler

Cinsel Bölgeler

Kadınların cinsel coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun yöntemlerdir. Sevişmenin başında erkeğin, kadının temel erojen bölgelerini (cinsel organ ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü, boynu, kolları, sırtı, belkemiğini ve tabii kalçaları) uyarması daha doğru olur!

Dudaklar

Sevdiğiniz kişinin dudaklarına kondurduğunuz minik bir öpücük bazı zamanlar dünyalara bedel olabilir. Hele bir Fransız öpücüğü sizi unutulmaz kılacaktır.

Eller

Eller vücudun en hassas yerlerindendir. Sevgilinizin ellerine yapacağınız bir masaj onun bütün stresini alacak ve rahatlamasına yardımcı olacaktır. Sevgilinizin parmaklarını dudaklarınız üzerinde gezdirerek onu tahrik bile edebilirsiniz. Onun parmaklarını kendi vücudunuzda gezdirerek hem kendi duygularınızı hem de onunkileri harakete geçirebilirsiniz.

Boyun

Sevgilinizin boynunu öpmeyi, hatta yumuşakça ısırmayı hiç denediniz mi? Denemediyseniz hemen bir vampir harekatına geçin ve sevgilinizin boynuna doğru yönelin, bakalım neler oluyor!

Saç Dipleri

Sevgilinizin saçlarını yumuşak dokunuşlarla ensesinden yukarıya doğru hafifçe okşamayı sakın ihmal etmeyin!

Karın

Karın ve cinsel organ arasında kalan bölge oldukça hassastır. Bu bölgeye yumuşak el masajları yaparsanız sevgiliniz üzerinize saldırmamak için kendisini zor tutacaktır. Krem kullanırsanız el hareketlerinizi daha da yumuşatabilirsiniz. Masajdan sonra göbek deliğine de küçük bir öpücük kondurmayı unutmayın!

Kulaklar

Kulaklar sadece duymaya yarar sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Kulaklara kondurulan ateşli bir Fransız öpücüğü sevgilinize unutulmaz birkaç saniye yaşatacaktır.

Ayak Bilekleri

Çoğu insanın cinsellikte pas geçtiği bölgelerden biri de ayak bilekleridir. Ayak parmaklarına ve bileklere uygulayacağınız rahatlatıcı bir masajla sevgilinizi kolayca baştan çıkarabilirsiniz.

Sırt

Boyundan başlayan dokunuşları yavaş haraketlerle kürek kemiğine doğru kaydırarak önce sevgilinizi rahatlatın. Bu sırada yanaklarına da öpücükler kondurarak onu iyice uçurabilirsiniz. Daha sonra göğüs kafesine doğru ilerlettiğiniz ellerinizle ona öldürücü darbeyi vurun.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Bu başlık altında toplanan hastalıklar iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklardır. Önceleri zührevi hastalıklar olarak anılan bu hastalıkların bir kısmı yanlızca genital bölgede belirtilere neden olurken (kadında vajinal akıntı, erkekte üretradan akıntı, heriki cinste genital bölgede ülser gibi), diğer bir kısmı tüm vücudu etkileyen genel belirtilere neden olurlar (frengi, hepatit B ve AIDS gibi).

Bu hastalıkların bir kısmı için en önemli bulaşma yolu iki insanın cinsel nitelikli yakın teması iken (genital siğil, herpes simpleks, vajinit gibi), diğer bir kısım hastalıklar cinsel yolla bulaşmaya ek olarak kan yoluyla (AIDS ve hepatit B'nin virüsü taşıyan kanın nakledilmesiyle bulaşması gibi, anneden bebeğine henüz doğmadan frengi bulaşması gibi) ve cinsel ilişki dışındaki yakın temasla da bulaşabilmektedir (anneden bebeğine doğum esnasında ya da doğum sonrasında emzirme ve bakım esnasında bulaşan genital siğil, herpes simpleks ve hepatit B gibi, aile içinde günlük yaşam koşullarının paylaşılması sonucu bulaşan hepatit B gibi).

Bu gruptaki hastalıkların bulaşması için heteroseksüel ilişki (kadın-erkek cinsel ilişkisi) koşul olmadığı gibi, bulaşma için gerçek cinsel ilişki olmaksızın enfeksiyonu taşıyan birinin genital bölgesiyle yakın temas bile hastalığı almak için yeterli olabilmektedir (genital siğil gibi). Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüm diğer bulaşıcı hastalıklar gibi bildirimi zorunlu hastalıklar grubunda yeralırlar.

Aşağıda anlatılacak hastalıkların çoğu için cinsel ilişki dışında da çeşitli bulaşma yolları mevcuttur. Bu yüzden bu hastalıklardan birine yakalanan kişinin partnerini, ya da partnerin hastalığa yakalanan kişiyi sadakatsizlikle itham etmesi haksızlık olabilir. Dahası CYBH'larda görülen belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir ve yanlızca belirtilere dayanarak, tanı konmadan karşı tarafı suçlamak anlamsızdır.

Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan kişinin hastalığın varolduğu zaman dilimi içinde ilişkide bulunduğu kişilere durumu bildirmesi ve bu kişilerin de kontrolden geçmeleri için uyarıda bulunması; tedavi bitene kadar, doktorun belirlediği süre içerisinde hiçbir cinsel aktivitede bulunmaması ya da doktorun izniyle prezervatif koruyuculuğu altında ilişkide bulunması partner(ler)ine ve topluma karşı en önemli sorumluluğudur.

CYBH başlığı altında toplanan hastalıklar

Gonore ve klamidyalara bağlı jinekolojik enfeksiyonlar: Gonore ve klamidya adı verilen iki ayrı bakteri türü, taşıyıcı erkekten kadına cinsel temasla bulaşarak kadının genital organlarında yaygın bir enfeksiyona yolaçabilmektedir. Pelvik enfeksiyon (Pelvic Inflammatory Disease-PID) adı verilen bu durum fallop tüplerinde tıkanmaya ve pelvis organlarında yapışıklıklara yolaçabilmekte, dahası yaygınlaştığında hayatı tehdid eden bir hastalık tablosu oluşturabilmektedir.

Erkeklerde "belsoğukluğu" adı verilen hastalıktan sorumlu gonore ve yine erkeklerde üretra (idrar boşaltım kanalının son kısmı) enfeksiyonlarına neden olan klamidya sıklıkla belirti vermeden bulunmakta, bazı durumlarda sperm ileten kanallarda daralmalara yolaçarak kısırlık nedeni olabilmektedir. Kadınlarda da tüplerin tıkanması ve genital organlarda oluşan tıkanıklıklar kısırlığa ve dış gebelik riskinin artmasına neden olmaktadır. Kadınlarda tüplerin tıkalı olması en önemli kısırlık nedenlerinden biridir ve en önemli nedeni cinsel yolla bulaşan bakterilere bağlı olarak gelişmiş pelvik enfeksiyonlardır. Kadında pelvik enfeksiyonlar belirtisiz seyredebileceği gibi sıklıkla akıntı ve kasıkağrısı şeklinde belirti verirler. Kadınların bu belirtiler konusunda duyarlı olmaları ve erken tedavi şanslarını yitirmemek için doktora başvurmaları önemlidir. Bu muayene kasıkağrısı ve akıntının pelvik enfeksiyona bağlı olup olmadığının saptanmasında ve erken tedavisinde önemlidir.

Genital ülser hastalıkları: Bu grupta yeralan hastalıklar cinsel yolla bulaşan ve erkek ve kadında genital bölgede ülser (yara şeklindeki lezyon) oluşumuyla belirti veren hastalıklardır. Bu grupta en sık Herpes Simpleks enfeksiyonu (genital "uçuk" hastalığı) ve sifiliz (frengi) görülür. Diğer genital ülser hastalıkları nispeten daha ender görülür (şankroid, lenfogranuloma venereum ve granuloma inguinale). Genital bölgede ülser behçet hastalığı, kanser, ilaç allerjisi gibi nedenlere bağlı olarak da görülebilir.

Herpes simpleks enfeksiyonu (genital bölgede "uçuk" hastalığı): Dudaklarda ve dudak çevresinde görülen uçuğa benzer lezyonların çok sayıda ve gruplaşmalar şeklinde ve çok daha şiddetli belirtilerle genital bölgede ortaya çıkmasıdır. Dudak uçuğuna yolaçan Tip 1 Herpes Simpleks virüsü (HSV 1) tarafından oluşturulabileceği gibi daha sık olarak cinsel temasla geçen HSV 2 tarafından oluşturulur.
Virüs bir kez vücuda yerleştiğinde belli dönemlerde tekrarlayıcı enfeksiyonlara yolaçar. İlk enfeksiyon oldukça ağrılı ve kaşıntılıyken, ikinci ve sonraki enfeksiyonlarda daha hafif belirtiler gözlenir.
Bu enfeksiyonun kadın açısından en önemli özelliği gebelik döneminin sonlarında ortaya çıktığında doğum kanalından bebeğe bulaşarak bebeğin hayatını tehdideden enfeksiyonlara yolaçma riski olması ve bu nedenle sezeryan ile doğum gerektirebilmesidir.

Sifiliz (frengi): Sifiliz etkeni olan bakteri (Treponema Pallidum) vücuda ilk girdiğinde kendini şankr adı verilen düzgün kenarlı ağrısız bir genital ülser şeklinde gösterir. Bu dönem hastalığın tedavisi için en uygun dönemdir. Tedavi edilmezse bu ülser 6-8 haftada kendiliğinden kaybolur ancak hastalık ilerlemeye devam eder ve belli bir süre sonra kendini çeşitli cilt döküntüleri, iç organ bozukluklarıyla gösterebilir. Bu dönemde de tedavi edilmezse bu belirtiler 4-12 hafta gibi bir zamanda kaybolur ve hastalık "iyileşmiş" izlenimi verir. Ancak belirtisiz geçen yaklaşık bir on yılın ardından hastalık kendini ciddi kalp-damar hastalıkları, nörolojik hasarlar ve diğer iç organ tutulmalarıyla gösterir.
Hastalığın her dönemde tedavisi mümkün olmakla beraber, ne kadar erken tedavi edilirse sekel ve organlarda kalıcı bozukluk bırakma riski o kadar düşer.

Kadınlar açısından sifilizin diğer önemli bir yönü erken gebelik döneminde hastalığa yakalanıldığında enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe bulaşma ve doğacak olan bebekte çok ciddi anomalilere yolaçabilme riskidir.

Genital kondilomlar (genital siğiller): Human papilloma virus (HPV) adı verilen virüsün cinsel temasla genital bölgeye yerleşmesi sonucu oluşan değişik sayı ve büyüklükte kitlelerdir. Virüs vücuda yerleştiğinde zaman zaman tekrarlayıcı enfeksiyonlara ve yeni kitlelerin oluşmasına neden olur. Kadında erkeğe göre daha sık belirti verir. Kitleler mikroskopla tanınabilecek kadar ufak olabilecekleri gibi, çok sayıda kitlenin yanyana gelmesiyle adeta karnıbaharı andıran bir şekil alabilirler. HPV olağanüstü bulaşıcı bir virüstür ve gerçek cinsel birleşme olmaksızın yanlızca genital bölgelerin yakın teması ve hatta umumi tuvaletlerden bile bulaşabilir.

Kondilomların tedavisinde kitlelerin cerrahi yöntemle çıkarılması, koter yardımıyla yakılması ya da kriyoterapiyle dondurulması, ya da krem şeklindeki çeşitli ilaçlarla "eritilmesi" yöntemlerinden biri ya da birkaçı beraberce uygulanabilir. Burada amaç görünen lezyonların tümüyle ortadan kaldırılarak kitlelerin tekrar oluşma riskinin ve bulaştırıcılığın azaltılmasıdır. Ancak ne kadar iyi uygulanırsa uygulansın hiç bir tedavi yöntemi virüsü vücuttan tam olarak uzaklaştırmada etkili değildir.

Kondilomlara bağlı ortaya çıkan estetik problemler dışında HPV'nin en önemli özelliği virüsün bazı alttiplerinin kanserojen (kanser yapıcı) özelllikler taşımasıdır. HPV'nin çok sayıda alttipi arasından kondilom yapan Tip 6 ve Tip 11 dışında çoğu alttipin kanserojen özelliği vardır. Kanserojen özelliği olan alttipler genellikle kondilom yapmadan sessiz bir şekilde vücuda girerler ve hücrelerde kanserojen etkilerini başlatırlar. Bu virüsleri taşıyan erkeklerde penis kanseri oluşma riski, kadınlarda da serviks (rahimağzı) kanseri oluşma riski artmıştır.


En sık enfeksiyon yapan alttipler kanserojen etkileri olmayan ve daha çok kitle oluşumu şeklinde belirti veren 6 ve 11 tipleri olmasına karşın HPV tanısı konmuş bir bireyde diğer alttiplerin de sessiz bir şekilde bulunma riski yüksektir. Bu yüzden bu enfeksiyonu taşıyan erkeklerin üroloji uzmanlarının tavsiyesine göre hareket etmelerini, kadınların ise yıllık pap-smear incelemesine ek olarak serviksin mikroskop altında incelenmesine olanak veren kolposkopik incelemeden de geçmelerini uygun buluyoruz.


AIDS: Acquired Immune Deficiency Syndrome kelimelerinin başharflerinden oluşturulmuş bir kelimedir. "Edinilmiş İmmun yetmezlik sendromu" adı verilen bu hastalık HIV (Human Immune Deficiency Virus) adı verilen virüsün cinsel ilişki, virüsü taşıyan kanın nakledilmesi, virüsü taşıyan bir hastanın vücut salgılarıyla temas ile (cinsel ilişki olmadan intim (cinsel içerikli) öpüşme, hastane personelinin yeterli önlem almaksızın virüsü taşıyan kişiye tıbbi bakım hizmeti vermesi gibi) vücuda giren virüsün temel hedefi bağışıklık sistemidir. Bu sistemi zayıflatarak veya etkisiz hale getirerek çeşitli fırsatçı enfeksiyonların ve belli kanser türlerinin ortaya çıkmasına neden olur. İlk temastan kanda virüsün saptanmasına kadar geçen süre 6 ay kadar uzun, ilk belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre ise 10 yıl kadar uzun olabilir.

Günümüzde AIDS hastalarının tam olarak şifaya kavuşmaları mümkün olmamakla beraber virüsün yayılmasını kısmen durduran, fırsatçı enfeksiyonların tedavisinde başarıyla uygulanan çok sayıda ilaç yardımıyla AIDS hastalarının yaşam süreleri artmaktadır. AIDS aşısı çalışmaları da hızla devam etmektedir.

Hepatit B ("B tipi sarılık"): Bu hastalık da cinsel yolla ve aileiçi yakın temasla bulaşabilen bir virüs hastalığıdır. Bir aile bireyinde enfeksiyon ya da taşıyıcılık saptandığında, başta eş olmak üzere diğer aile bireyleri de risk altındadır ve gerekli tetkikler yapıldıktan sonra aşılanmalıdır. Günümüzde bebeklere ve diğer duyarlı bireylere rutin olarak Hepatit B aşısı uygulanmaktadır. Çok yakın bir gelecekte bu uygulamalarla dünya üzerinden Hepatit B hastalığının aynen çiçek hastalığı gibi tümüyle kalkacağını varsayabiliriz.

Vajinitler: Kadında oluşan vajinit kendini kötü kokulu, kirli renkte, köpüklü, bazen peynir kesiği şeklinde olabilen akıntıyla birlikte, kaşıntı, idrar yaparken yanma, ilişkiden sonra kanama şeklinde belli eder. Vajinitlerin tek oluşma yolu cinsel ilişkiyle bulaşma değildir. Mantarlara bağlı vajinitler gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, kontrolsüz kalmış şeker hastalığı gibi etkenlere bağlı olarak oluşabilirler. Trikomonaslara bağlı vajinitler de yine hijyenik olmayan koşullardan (umumi tuvaletler, havuzlar, ortak iç çamaşırı kullanımı) bulaşabilir.

Uretrit: Uretra, yani idrar boşaltım sisteminin mesaneden sonraki kısmı, CYBH'nin erkeklerde en sık belirti verdiği organdır. Uretrit adı verilen bu tabloda idrar yapma dışındaki zamanlarda akıntı olur. Bu akıntının da en sık nedeni gonore adı verilen bakteriye bağlı gelişen belsoğukluğudur. Gonore dışında klamidyalar ve diğer bazı bakteri türleri de uretrit nedeni olabilirler. Uretrit kadında da sık görülen bir hastalık olmasına karşın, sıklıkla genital sistemin diğer kısımlarında (serviks, fallop tüpleri gibi) oluşan enfeksiyonların seyrinde yeralır ve uretradan oluşan akıntı sıklıkla vajinal akıntıyla beraber olduğundan dikkat çekmeyebilir.

Bir kişide CYBH grubunda yeralan hastalıklardan biri saptandığında, diğer bir hastalığın da beraberce bulunma olasılığı önemli derecede artar. Bu yüzden bu kişilerin aynı gruptaki diğer hastalıklar yönünden de incelemelere tabi tutulması uygun olur.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), özellikle nüfusu kalabalık olan şehirlerde daha önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok çeşitli şehirlerden ve hatta ülkelerden, çeşitli kültürlerden gelen insanların fazlaca yaşadığı yerlerde elbette kaçınılmaz olarak bu tür hastalıklar daha fazla görülür.

Korunma yollarına girmeden önce bu hastalıkların çok kısa bir özetini yapmakta fayda var:

CYBH başlığı altında toplanan hastalıklar hayatı tehdid eden hastalıklar olabileceği gibi (AIDS ve Hepatit B gibi); hayati tehlikesi olmayan ancak kalıcı hasarlar bırakabilen hastalıklar (erkekte ve kadında kısırlığa neden olan enfeksiyonlar, özellikle kadında kalıcı ağrılar ve diğer jinekolojik belirtilere yolaçan enfeksiyonlar) şeklinde; ya da enfeksiyon süresince çok çeşitli belirtilere yolaçan, kişiyi rahatsız eden ve daha sonra giderek hafifleyen seyir izleyecek şekilde olabilir (kadında vajinit ve bazı sistit türleri gibi).

CYBH'ler kadının anatomik özellikleri nedeniyle erkekten kadına daha kolay bulaşırlar. Hayatı tehdid eden enfeksiyonlar hariç, diğerleri genellikle kadınlarda daha kolay kalıcı hasar bırakırlar ve daha şiddetli belirtilere neden olurlar. CYBH'lerin önemli bir kısmı kronik seyirlidir, yani bir kez bulaştıktan sonra hiçbir belirti vermese de vücutta enfeksiyon etmeni yaşamaya devam eder. CYBH'ler arasında virüslere bağlı oluşanlar için henüz kesin etkili bir tedavi şekli geliştirilememiştir.

Tüm bu özellikleri nedeniyle CYBH'ler önemli bir sağlık sorunudur ve bu konuda bilgisi olmayanları daha kolay "vurur".

Korunma

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (hayat kadınları, hayat kadınlarıyla birlikte olduğu bilinen kişiler, çok sayıda partneri olan ya da olmuş kişiler) ilişkiye girmekten kaçınmaktır.

Ancak unutulmamalıdır ki bariz olarak şüpheli olmayan biriyle beraber olunduğunda da hastalık bulaşabilir. O yüzden ikinci basamak, hakkında bilgi sahibi olunmayan bir kişiyle, ne kadar "temiz" görünürse görünsün, ilişkide prezervatif kullanmaktır.

Prezervatifler arasında lateks yapılı olan ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitlerin aynı zamanda mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilme özellikleri de bulunmaktadır). Prezervatif bir kez kullanılmalı ve ilişki sonrası çıkartıldıktan sonra poşete koyularak atılmalı ve eller sabunlu suyla yıkanmalıdır.

Prezervatif kullanımı yıllar boyu erkeklerin tekelinde ve inisiyatifinde kalmıştır. Son yıllarda ise kadınların kullanımına uygun olarak geliştirilen prezervatifler Amerika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemize de girmiş olan bu ürünlerin çok yakında yaygın olarak kullanılacağını düşünüyorum.

Ne kadar etkili korunma olursa olsun cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından herkes risk altındadır. Bu hastalıkların çoğunda erken tanı ve tedavi hem kişinin sağlığının tekrar oluşturulması, hem de hastalığın daha çok bulaşmasının engellenmesi açısından önemlidir. Her bireyin CYBH grubunda yeralan hastalıkların genel belirtilerini bilmesi ve aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlası olduğunda çekinmeden doktora başvurması önemlidir.

CİNSEL SORULAR

1. Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV'den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

2. Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için başdöndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

3. Hassas bir klitorise sahip olunduğunda seks sonrası acı hissedilmesinin sebebi nedir?
Klitoris uyarıldığı zaman kabarır ve yükselir. Tekrar eski haline dönmesi ve alçalması yarım saat kadar sürebilir. Orgazm sonrası dokunmaya karşı hassas olması normaldir. Çünkü bu sırada açık pozisyondadır.

Eğer ilişkinin üzerinden saatler geçtikten sonra bile acı varsa, bunun sebebi partnerinizin tekniği olabilir. Sert davranıyor olması ya da sizin aşırı derecede alkollü olmanız (alkol bu bölgenin uyuşmasını sağlar), acı hissetmenize yol açabilir.

4. Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

5. Orgazmı kolaylaştıran nefes tekniği nedir?
Orgazma yaklaşırken nefes hızlanır ve sanki göğsün alt tarafıyla soluk alınıyormuş gibi olur. Orgazmı çok daha şiddetli yaşamak için yapmanız gereken derin nefes almak. Özellikle nefesinizi diyaframdan almak size daha çok yardımcı olacaktır.

6. Fazla seks vajinayı gevşetir mi?
Sözkonusu bile değil. Tam tersi, düzenli seks vajinanın girişindeki kasları kuvvetlendirir. Bu kasların ve dolayısıyla vajinanın gevşemesine neden olan tek şey doğum ve yaşlanmadır. Bu kasların fonksiyonunu ayakta tutmak için seks dışında da egzersiz yapabilirsiniz. Örneğin tuvelete gittiğinizde kasılın ve idrarınızı durdurun. Sonra gevşeyin. Bu egzersizi birkaç tekrarlayın.

7. Bir vajina çok fazla küçük olabilir mi?
Çok küçük vajinaya pek rastlanmaz. Eğer erkek cinsel organının vajinaya girmesi sırasında sorun yaşıyorsanız, bu vajinadan dolayı değil, vajinanın girişini bloke eden ve "himen" denilen bir deri parçasından dolayıdır.

Teorik olarak vajina, içine en büyük penisi alabilecek kadar büyüktür. Ancak korku, depresif durumlar ve sinirsel dönemler vajinayı küçültebilir. Vajinanızın küçüklüğünden şikayetçiyseniz genişletme tekniklerini deneyin. Vajinaya tek tek işaret ve orta parmağınızı sokup aralarında yarım veya bir santim ara bırakmaya çalışın. Bunu yapabiliyorsanız, açıklığınız normal demektir. Ağrı duysanız bile, cinsel ilişki sırasında vajinanız ıslak olacağından bu ağrıyı hissetmeyeceksiniz. Eğer yukarıdaki egzersiz acı vericiyse vajinaya krem sürüp sıcak suya girip öyle deneyin.

8. Fazla masturbasyon zararlı mı?
Bir defada çok fazla masturbasyon yaparsanız, klitorisiniz tahriş olup orgazmı imkansız hale getirebilir. Bu durum çok uzun sürmez, masturbasyona biraz arar verirseniz her şey normale dönebilir.

9. Korunmadan ilişkiye girildiğinde hamile kalınmasını önleyecek bir şey var mı?
Korunmadan seks yaptıktan sonra oluşabilecek bir hamilelikten korunmak için 2 metod var, ama ikisinin de başarısı regl döneminizle ilgili. İlk metod, seksten sonra ilk 72 saat içerisinde alınması gereken bir hapla ilgili. Eğer onu almak için geç kaldıysanız yapmanız gereken tek şey, ilk beş gün içinde doktora başvurup diğer doğum konrol yöntemini size uygulamasını istemeniz.

Şunu hatırlatmadan geçmeyelim: İlk kez korunmasız seks yaptığınız zaman hamile kalma riskiniz yüzde 20'den fazla değildir. Çünkü organlarınız bu değişikliğe bakmayıp ilk önce yumurtanın oluşmasını engelleme eğilimindedir. Ama tabii ilk ilişkide, hatta regl döneminde bile hamile kalanları unutmamak gerekiyor.

10. Oral seks sırasında sperm yutulmasının sakıncaları var mı?
Tıpkı besinler gibi sperm de mideye gidip daha sonra vücuttan atılır. Yoksa spermler vücuda girdikten sonra başka organlara gitmez, sindirim sistemine girip sonra da dışarı atılır. Ama yutulan spermle cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıkları ya da HIV virüsünü kapma olasılığınız çok yüksek!

11. Venüs tepesi nerede?
Kadınların kasık kemiği üzerinde ufak ve tepeye benzeyen bir yağ birikintisi vardır. İşte buna "Venüs Tepesi" denir. Çıplak bir şekilde aynanın önünde dururken bu yeri bacaklarınızın arasında kolayca farkedebilirsiniz. Bazı kadınların, partnerleri tarafından Venüs tepesinden tutulurken bile orgazma ulaştıkları biliniyor.

12. Cinsel ilişki sırasında bir şey hissetmiyorsanız...
Erkek arkadaşınızla seks yaptığınız zaman içinize girdiğini hissediyor ama ondan sonra hiçbir şey hissetmiyorsanız, ne yapmalısınız?... Eğer partnerinizin cinsel organı normalden küçük değilse ve başka biriyle aynı sorunu yaşamadıysanız, sorun partnerinizin içeri girdiğinde ereksiyonunu koruyamamasından kaynaklanmış olabilir. Eğer içeri girdiğinde kısmen ereksiyon oluyorsa, daha iyi hissetmeniz için gerekli sürtünmeyi gerçekleştiremiyor demektir.

13. Bir erkeği ereksiyon halinde tutmak için ne yapmalı?
Sıkma tekniği uygulanabilir. Tam boşalmadan önce erkeğin cinsel organının başını başparmak ve ilk iki parmağınızla kavrayıp sıkın. Başparmağınız cinsel organın göbeğe bakan tarafında olmalı, diğer iki parmak dış tarafında olmalı. Penis sıkma tekniği hem size sevişmek için süre verir hem de partnerinizin kendini kontrol altında hissetmesini sağlarsınız.

14. Bir vajina fazla ıslak olabilir mi?
Bazı kadınlar vajinalarının fazla ıslak olduklarından şikayetçi olurlar. Ancak bu tür olaylara çok nadir rastlanır. Vajinanın ıslaklığıyla ilgili ortaya atılan bir teori var, o da şöyle: "Islaklığın nedeni kişiden kişiye değişebilir. Belli bir cinsel hayata alışık olan bir kadının yeni bir partner bulmasıyla birlikte hayatı tamamen değişebilir. Onun yanında olmak bile ıslaklığa neden olabilir. Bu son derece normaldir."

15. "Frijit" tam olarak ne demek?
Cinsel isteksizlikle eş anlamlı bir kelime. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii... "Frijit"liğin fizyolojik ya da duygusal birçok nedeni olabilir. Orgazma ulaşma güçlüğü çeken kadınlar için şunları söylemek gerekiyor. Ne olursa olsun rahatlamaya çalışmalılar veya daha uzun bir önsevişme yaşamalılar. Ya da bazen değişik yollarla uyarılmak gerekiyor. Genelde partneri kadar sık seks istemeyen kadınlara "frijit" yaftası yapıştırıldığını da unutmayın tabii...

16. Eşimin birden fazla orgazm olmasını sağlayabilir miyim?
Cinsel ilişki sırasında kadınların birden fazla orgazma ulaşabilecekleri yolundaki açıklamalar, kadınlar kadar erkekleri de heyecanlandırıyor. Kadınlar kendi hislerini bildikleri ve neyle mutlu olduklarının farkında oldukları için bu konuyu daha rahat aşabiliyorlar. Oysa erkekler eşlerinin mutlaka birden daha fazla orgazm yaşaması gerektiğini düşünerek tedirginliğe kapılabiliyorlar. Hatta bunu kendi suçları olarak düşünüyorlar. Ancak bu, neredeyse tüm kadınlar için çok zor...

17. Kadınlar da boşalır mı?
Fazla sayıda olmamakla birlikte bazı kadınlar da orgazm sırasında boşalırlar. Açık renkli, meniye benzeyen ama içinde sperm bulunmayan bir sıvıdır bu. Çok ender olmamakla birlikte normal bir olaydır.

18. Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

19. Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.



20. Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

21. Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

22. Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

23. Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

24. Erkek orgazmı geciktirmek için seks sırasında başka şey düşünür mü?
Kesinlikle doğru!! Erkek, partnerinin orgazm olmasını beklerken kendi boşalmasını geciktirmek için duygularını yavaşlatır. Bu nedenle tamamen ilgisiz şeyler düşünmeye başlar. Bu yöntem tüm erkeklerin uyguladığı bir geciktirme şeklidir. Ancak uzmanlar bunun, beynin ve bedenin ayrılmasına neden olduğu için erkeği yorduğunu söylüyorlar. Erkek seksten uzaklaşmak yerine gevşemeyi denemeli, kısa aralar vererek bedenin aşırı yorgun düşmesini engelemeli.

25. Sevişme bittikten sonra erkek, kadından daha az duygusal mı olur?
İşte her kadının hayatında mutlaka bir kez yataktayken aklından geçen cümle! 'Ay ne duygusuz adam, döndü sırtını nasıl da yatıyor' diye iç geçirenler ve bunun nedenini bir türlü çözemeyenlere işte bir uzman yanıtı: Çünkü erkek sevişirken kadından daha çok fiziksel enerji harcar ve orgazmı da çok yoğun ve şiddetli olarak yaşar. Bu nedenle dinlenmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu yüzden seks bitince ya hemen uyur ya da duygusuzlaşıp Tv karşısına geçer.

AFRODİZYAKLAR

Eşinizin ya da sevgilinizin "performansı" giderek düşmeye mi başladı? Meraklanmayın ve hemen moralinizi bozmayın. Ve sakın ne olduğu belli olmayan "cinsel iştah açtırıcı ilaçlara" saldırmayın! Çünkü böyle bir sorunun en "temiz" yöntemi tabii ki doğal ilaçlar! İşte size her birinin ayrı ayrı marifeti olan "doğal seks ilaçları"! Afiyet olsun...

Nane:
Cinsel isteği çok artırır. Erkekte psikolojik iktidarsızlığı giderir.

Kuşdili:
Tüm salgı bezlerini dengeli bir şekilde çalıştırır. Erkeklerde iktidarsızlığı giderir.

Kekik:
Vücudun savunma gücünü ve erkekte cinsel arzuyu artırır.

Tarçın:
Cinsel isteği artırır.

Zencefil:
Tüm vücudu uyararak bedenin ve zihnin çalışma gücünü artırır. Erkekte cinsel gücü artırır.

Maydanoz:
Bedenin yorgunluk ve ruhi bunalımını giderir.

Kişniş:
Erkeklerde cinsel arzuyu artırır. Günde bir kahve kaşığı kullanılır. Sinir sistemine de çok yararlıdır.

Kırmızı Biber:
Cinsel isteği artırır. Ancak damar sertliği, üre ve tansiyonu olanlar yememelidir.

Vanilya:
Çeşitli sebeblerle erkeklerde görülen cinsel iktidarsızlığı giderir ve onlara cinsel güç kazandırır.

Sivribiber:
Bol miktarda C, P, K vitamini içerir. Erkeklerde cinsel isteği artırır.

Hardal:
Cinsel arzuyu artırmanın yanı sıra sinirleri kuvvetlendirir. Midesi hassas olanlar karaciğer, damar sertliği ve tansiyonu olanlar kullanmamalıdır.

Kereviz:
Çeşitli iç salgı bezlerine tesir eder ve onların faaliyetlerini artırır. Bu yüzden erkeklerde cinsel faaliyeti artırır.

Ayçiçeği:
Bol protein ihtiva eder, içeriğinde fazla miktarda E vitamini vardır. İktidarsızlığa engel olur. Kalp ve sinir hastalıklarını önler. Cinsel arzuyu artırır.

Greyfurt:
Vücuda gençlik ve dinçlik verir. Aynı şekilde cinsel yaşama da etkisi olur.

Çam fıstığı:
Bol E vitamini vardır. Cinsel tükenme ve buna bağlı olarak ruhi çöküntü ve kalp rahatsızlıklarını geçirir.

Antep fıstığı:
Protein ve E vitamini içerir. Cinsel arzuyu artırır.

30 Ağustos 2007 Perşembe

Oral Seks (sex) ağız yoluyla ilişki


Oral seks bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir.

Ağız ve cinsel organlar vücudun kolayca uyarılabilen erojenik bölgeleridir.Ve temas haline geçmeleri de kişilere zevk verir.Bütün memelilerde karşı cinslerin birbirlerini ağız yoluyla uyarması vardır denilebilir.(mesela erkek köpeğin dişinin vajenini koklaması ve yalaması gibi,atlarda da erkeğin çiftleşmeden önce dişinin vajenini yalayarak dişiyi ilişkiye hazır hale getirdiği görülür )
Neden oral seks:

- Ağzın ve cinsel organların hassas erojen bölgeler olması,ve birbirlerine verdikleri uyarının ve zevkin yoğun olması bu buluşmayı kaçınılmaz yapmaktadır.

- En önemli avantajlarından bir tanesi de gebeliğe neden olmaması yüzünden çiftler tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır.

- Bakireliğin önemli olduğu toplumlarda bu yolla bakirelik korunmuş olmaktadır.

- Erkekte veya kadın da kendi cinsel organını partnerinin ağzında görmekte bir haz yaratmaktadır.

Kadının erkek cinsel organını ağzıyla uyarması; Felliato:latinca fellare (emmek) fiilinden türemiştir.Erkek cinsel organlarını yalamak,emmek,öpmek anlamında kullanılır.Erkeklerin tamamına yakını penislerinin emilmesinden ve bu şekilde boşalmaktan hoşlanırlar.Kadınların bir kısmı da partnerlerini bu şekilde uyarmaktan ve boşaltmaktan hoşlanır. Kadın erkeğini ağzıyla uyarırken genelde onun nasıl hoşlandığını sorar veya yaptığı hareketlere dikkat ederek hangilerinden daha fazla zevk aldığına dikkat ederek kendini yönlendirir.Aynı zamanda ellerini de penis etrafına sararak daha fazla uyarı sağlayabilir .Dikkat edilmesi gereken dişlerin penise acı veya zarar vermemesidir.Kadın partnerini bu şekilde boşaltabilir veya yeterli uyarı sağladıktan sonra cinsel ilişkinin başka biçimlerine geçebilirler.Kadın isterse erkeğin spermlerini yutabilir,sperm yutmakla hamile kalınmaz .Normal koşullarda sağlıklı bir erkekte sperm hastalık taşımaz.

Erkeğin kadın cinsel organını ağzıyla uyarması; Cunnilingus:latince cunnus -vulva(kadın da vajen dudakları) ve lingere:yalamak anlamındadır.Erkeğin kadın cinsel organlarını yalaması ve emmesi anlamında kullanılır .Kadının özellikle klitorisi öpmeye,yalamaya ve emmeye aşırı derecede duyarlıdır.Erkek kadının vajen girişini,vajen dudaklarını,klitorisi yalayarak onu uyarır,cinsel birleşmeye hazırlar veya bu şekilde boşaltabilir ,veya ilişki öncesi birkaç kez bu şekilde boşaltarak daha sonra ilişkiye girebilirler.Cinsel ilişkide erkeğin kadın boşalmadan boşaldığı durumlarda kadını bu şekilde boşaltabilir.ve erkek sertliğini kaybedip ilişkiye devam edemediği zamanlarda kadını bu şekilde rahatlatabilir.Erkekte kadının nasıl hoşlandığını sorabilir ve ona göre yönlenebilir gene dikkat edilmesi gereken nokta dişlerin kadına zarar vermemesidir.vajene hava üflemek gibi şeylere de kadına ağrı veya acı verebilir.Uyarı sırasında kadının vajenined ıslanma artmakta ajenden salgılanan sıvılar dışarı doğru gelmektedir, normalde bunlar zararsız ve mikrop taşımayan sıvılardır ve erkeğe yutması halinde dahi zarar vermez . Oral seks öncesi kadını vajen daha temiz olsun diye sabunla yıkaması vajene zarar verebilir kayganlaşmayı zorlaştırır,yapılmaması gereken bir şeyde o kısımlara sprey sıkmak veya parfüm sürmektir, hem oranın yapısını bozar hem de erkeğe acı bir tat verir.Vajene bir şey sokulmadan yapılan oral seks bakirelerde kızlık zarına zarar vermez. Kadın adetliyken oral seks yapmanın bir zararı yoktur,eğer erkek bundan rahatsız olmuyorsa adet sırasında yapılan oral seksin ne kadına nede erkeğe zararı vardır. Her aydaki gebe kadına da oral seks yapmanın ne bebeğe nede çiftlere zararı yoktur.

Kişiler oral seks`te birbirlerine daha fazla zevk veren pozisyonları bulup geliştirebilirler. Karşılıklı yapılan oral seks halk arasında 69 diye de adlandırılır,6 rakamını çiftlerden biri kabul ederseniz onun üstünde ki baş aşağı diğeri ise 9 olur ve buradan da 69 deyimi gelmektedir. Oral seks`te en önemlisi karşılıklı istekle ve zorlama olmadan yapılmasıdır.
Dr. Cenk Kiper

Oral Seks ve Ağız Kanseri
Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.

İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.

Fransa, Lyon’daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu’nda çalışan bilim adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudan’da yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.

HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3 misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadı.

Söz konusu araştırmanın sonuçları “Journal of the National Cancer Institute” isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.

Jenital (cinsel organ) HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABD’deki 25 yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde 10′u kansere yol açan türdendir. Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95′i bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.

Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor.

Erken Boşalma


Erken boşalma her ne kadar bir cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de bir problem olmayıp bir cinsel uyumsuzluktur. Cinsel ilişkide en önemli şey uyumdur. Bu yüzden de gerçek anlamda ortada bir erken boşalma sorunu olmayıp erkeğin kadının orgazmından önce veya ona ruhen yetecek kadar beraber olamadan boşalması bir cinsel uyumsuzluk ortaya çıkaracaktır.

O halde erken boşalma diye adlandırılan sıkıntı bir cinsel yetersizlik değil, sadece çözülmesi gereken bir sorundur,ve çözümü de basittir.
Bir partneriniz sizinle kurduğu ilişkide siz boşalmadan orgazma ulaşabilir,diğeri ise daha geç orgazm oluyordur ve siz ondan önce boşalabilirsiniz. Bu durumda kime veya neye göre erken boşalıyorsunuz . Böyle olunca bu tamamen karşı tarafla uyum sorunu olup bir yetersizlik değildir, ama var olan uyumsuzluğu da ortadan kaldırmak gerekir.
Tabi ki bu konuda yapılan çalışmalar ve istatistikler vardır ve ortalamalar alınarak çıkarılan sonuçlar genel değerler olarak kabul edilebilinir.
Buna göre;

Dr.Kiper Sınıflandırması © (2000)

-penis vajina ya girmeden önce boşalma olursa
ileri derecede erken boşalma

-penis vajina da iken 1 dakika veya daha altı zamanda boşalma
orta derece erken boşalma

-penis vajinada iken 1 ila beş dakika arası boşalma
erken boşalma

olarak kabul edilir.

Bu koşullar altında normal ilişki süresini penis vajinada iken en az 5 dakika ve üstü olarak kabul ediyoruz, ideali 5 ila 15 dakika arasıdır ama bu dediğimiz gibi çiftlere bağlı, siz erken boşalabilirsiniz veya partneriniz geç boşalabilir bu bir uyum sorunudur.
Erken boşalmanın nedenleri ne olabilir;
Erken boşalma sorunlu vakaların yüzde birinden az kısmı bedensel bir takım sorunlara dayanmakta geri kalan ve neredeyse bütünü oluşturan büyük çoğunluğu bedensel değil psikolojiktir,kontrol etmeyi bilmemekten oluşur ve kısa sürede düzeltilir,nedir bu nedenler?
- yaptığımız çalışmalar sonucu en yaygın olarak rastlanılan konu gençlik çağlarında yapılan masturbasyonlardır, yakalanma korkusu ve aşırı heyecan ile yapılan bu masturbasyonlar da en önemli şey bir an önce boşalıp o hazzı yakalamak ve yakalanmamaktı.
- ve erken boşalmanın önemli olduğunun kabul edildiği bazı gençlik yılları da vardır,bu yıllarda tıpkı uzağa işemek, organ büyüklüğü yarışması yada ilk orgazma ulaşan kişiyi bulmak için masturbasyon yarışmaları yapılırdı, ve bu yarışmayı kazanan kişi kahraman, imrenilen kişi olurdu.
- gençlik yıllarında, sık sık, birden fazla orgazm olup sertleşme sağlanıldığından boşalmanın geciktirilmesi akla bile gelmemiştir,ve amaç sadece en erken şekilde boşalıp rahatlamaktır.
- cinsel açıdan ailevi baskı altında yetişmiş veya diğer faktörler neticesi evlilik öncesi ilişki yaşayamamış veya masturbasyon yapamamış kişilerdeki aşırı duygu birikimine bağlı erken boşalma görülebilir.
- partnere aşırı ilgi ,bağlılık ve sevgi heyecanı arttırıp erken boşalmaya neden olabilir.
- uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan ilişkilerde de erken boşalma görülebilir.
- para karşılığı kurulan ilişkilerde tıpkı masturbasyon gibi yalnız olarak tek taraflı hazza yönelik duygular içerdiğinden orgazm zamanlaması gibi bir sorun ortada yoktur, gene amaç boşalıp rahatlamaktır.
Uyumsuzluk ;olaya seksüel paylaşım gerektiren,önem verilen başka bir kişi katılınca ortaya çıkmakta ve o zaman anlaşılmaktadır.
Erken boşalma cinsel sıkıntılar içinde en kolay çözüme ulaştırılan ve başarı olduğumuz konu olup gerekli olan kişinin önerileri düzenli uygulaması ve terapi aldığı hekimi ile uyumlu çalışmasıdır.
Çözümde verdiğimiz cinsel eğitim ve öneriler bir çok kişinin aslında bilebildiği veya bilinçsizce yaptığı şeyler olup burada önemli olan belirli bir düzen ve sürede uygulanmasıdır.
Bir saatin çarklardan oluştuğunu hepimiz biliriz ama sökülen bir saatin çarklarını uygun olarak yerleştirmeyi ancak bilen birisi yapabilir,bunu içinde profesyonel destek almaktan çekinmeyiniz.
Boşalmayı kontrol etmek tıpkı bisiklete binmek gibidir , öğrenene kadar sıkıntı çekebilirsiniz ama bir kez öğrendiniz mi bir daha unutmazsınız, çok uzun ara verip tekrar bindiğiniz zaman başlangıçta belki kısa bir süre yalpalar ama tekrar eski halinize dönersiniz.
Boşalma bir ateşleme mekanizması olup başladığı zaman hiç kimse hiçbir yolla onu bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz.
Yapmamız gereken şey ateşlenme noktasına gelmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır.
Cinsellikte en önemli şeyin uyum olduğunu söylemiştik, orgazm zamanlaması da (gerek erkeğin erken orgazmı, gerekse kadının geç orgazmı) temelde çiftlerin karşılıklı olarak düzeltmeleriyle ilgili bir konudur.
Nasıl ki erkeğin yaklaşımı ve sevecenliği ve de tavrı ile kadın orgazmı öne alınabilinirse, kadının yardımıyla,eşlerin her ikisi de isterse,pratik olarak her erkeğin orgazmının geciktirilebilineceği bilinmelidir.
Kadın ve erkeğin ilişki sürelerini uzatmak için bir çok yol ve yöntem mevcuttur.
Erkeğin erken boşalmasını engellemek için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Genelde kişiler önce bunları kendileri denemekte başarılı olamayınca hayal kırıklığına uğramakta ,panik olmaktadırlar,bu sorunun çözümü bir uzmandan destek almaktır. Hatta bu hayal kırıklıkları giderek bir sertleşme sorunu halinide almaktadır.Erken boşalan kişi, partnerine yeterli olamamanın sıkıntısı ile seksten uzaklaşmakta ve sertleşmede sorun yaşayabilmektedir. Evlilikler yıkılmakta ,ciddi psikiyatrik sıkıntılar yaşanmaktadır. Çözümü çok çok basit olan böyle bir olay için tedaviye gitmemek , ertelemek veya utanıp sıkılmak, cinsel hayata küsüp hayatımızı ,yaşam kalitemizi düşürmenin hiç bir anlamı yoktur.
Sistemli bir uygulama, eşler arası ve doktorunuz veya seks terapistiniz ile uyumlu çalışma gereklidir ve eğer düzenli uygulanırsa çok kısa sürede bu sorun ortadan kalmaktadır.
Biz bu konuda profesyonel destek almanızı ,bir seks terapi merkezine kendiniz veya eşinizle beraber baş vurarak bu sorunu daha kısa sürede çözmenizi öneririz.
İlaçlarla veya geciktirici spreylerle bu sorunlar çözülmez sadece büyür.İlaçlar yan etkileri olarak da cinsel isteksizlik yapacaklar ve ruhsal durumunuz daha da bozulacaktır.
Bu konu bir gerçektir ve bundan utanılmaz.Ve her gün bu konu ile ilgili bir çok kişi doktorlara başvurmaktadır. Hepside sorunun çözümünü sağlayıp huzur güven ve mutlulukla sağlıklı bir cinsel yaşantıya kavuşmaktadırlar.
bu sorun kesinlikle çözülmektedir.
Hayat çok güzel ve önümüzde, ve sizin bulunduğunuz yer olmak istediğiniz yer, eğer bundan mutlu değilseniz çaba gösterin ve değiştirin.
Bedel (maddi-manevi) ödenmeden hiç bir şeye sahip olunmaz.Bu yüzden böyle bir sorununuz varsa en yakın doktora başvurunuz.
Sizde kendinize saygı duyun, hayatınızı dolu dolu yaşayın.
Cinsellik hayatın temelidir ve de gereklidir, öyleyse doya doya ve gururla yaşayın, çözümü çok basit olan bir erken boşalma için kendinizi üzmeyin.

Karar verin , çözüme ve mutluluğa ulaşın.
Hayat kalitenizi yükseltin!!

kaynak mutluinsan.com
Not: Bazı hastalarımız daha evvel erken boşalma sorunları olmadığını ama yaşları ilerledikten sonra bu sorunun ortaya çıktığını söyleyip bunun nasıl olduğunu sormaktadırlar,onların erken boşalma sorunu her zaman vardı,farkında değildiler,gençken ilk ilişkide erken boşalıp hemen kısa sürede ikinci ilişkiye hazır hale geldiklerinden ve de doğal olarak ikinci ilişkide doygunluk fazla olduğundan boşalma daha geç oluyordu ve dolayısıyla bunu telafi edebiliyorlar ve de partnerleri tatmin oluyordu ve ortada sorun olmuyordu,yaş ilerledikçe cinsel güç azaldığından artık gün içinde daha az sayıda veya tek sefer ilişki kurabiliyorlar ve de dolayısıyla ilişkinin kalitesi ve süresi önemli hale geliyor.Böylece de erken boşalma sorunu ortaya çıkıyor.Bilgilerinize

Stresin, sekse etkileri


Stres, seksi öldüren şeyler sıralamasında en başta geliyor. Kadınlar, erkeklerden daha çok stres yaşıyorlar. Özellikle bütün gün çalıştıktan sonra eve geldiğinde ev işleriyle ilgilenen, çocuklarla uğraşan kadınların yükleri ve dolayısıyla stresi daha da artıyor. Modern dünyada yaşamanın en olumsuz yönlerinden olan stres birçok hastalığa yol açtığı gibi cinsel isteğin de azalmasında büyük rol oynuyor. Kadınlar yoğun iş temposundan çıkıp evlerine geldiklerinde bir de evde çalışınca gece yapmak istedikleri tek şey uyumak oluyor. Kendilerini sürekli yorgun, bitkin hissediyor, içki ve sigarayı artırıyorlar. Kendilerine bir an olsun zaman ayırdıklarındaysa kendilerini suçlu hissediyorlar. Bu durum cinsel hayatlarında gerilemeye neden oluyor. Ve bu gerilemenin de neden olduğu sinir bozukluğu daha fazla stres yaşamalarına yol açıyor. Bu böyle döngüsel olarak sürüp gidiyor.

Peki stresin yarattığı bu isteksizlikten kurtulmanın yolu yok mu? Tabi ki var, aşağıdaki birkaç öneriyi hayata geçirirseniz cinsel hayatınızın iyiye gittiğini göreceksiniz.

• Öncelikle ilişkinizin her şeyden önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ne de olsa günün yorgunluğunu birlikte atabileceğiniz kişilerin başında eşiniz ya da partneriniz geliyor. Onunla baş başa geçirebileceğiniz saatler yaratın ve bu konuyu onunla konuşarak ondan yardım isteyin.

• Hazırlanan her programa ya da davete katılmak zorunda değilsiniz. Hayır demeyi öğrenin ve gerçekten katılmak istediğiniz bir etkinlik değilse kesinlikle uzak durun.

• Kendinize zaman ayırın. Haftalık çalışma planlarınızdan bir iki saat çalarak bu zamanı kendinize ayırın. Yoga yapmayı deneyin. Uzun zamandır yapmayı isteyip de yapamadığınız aktivitelere katılın.

• Erkekler için özel bir uyarı: Eşinizin de sizin gibi bütün gün yoğun bir tempoyla çalıştığını ve onun da dinlenmeye ihtiyacı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Kadınlar bütün gün çalıştıktan sonra bir de ev işlerini yaptıkları zaman seks için ne enerjileri ne de istekleri kalıyor. Bunu düşünerek işleri onunla birlikte yaptığınız taktirde cinsel hayatınızın yoluna girebileceğini unutmayın.

Endişe de seks hayatınızı olumsuz etkiler

Erkekler başarısız olduklarını düşündüklerinde çok tedirgin olurlar. Ama ne yazık ki performansla ilgili endişe ve korkular problemin çözümü değil, bir parçasıdır. Üstelik bir de öfke varsa bu sizi birbirinizden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu durumda partnerinize yardım etmeye ve sizi ve partnerinizi bu durumdan kurtaracak çıkış yolu bulmaya çalmalısın. Ayrıca ona korkularının üstesinden gelmesinde yardımcı olun. Hiç kimseden yatakta bay ve bayan mükemmel olması beklenemez. Birbirinize yakınlaşmanızı sağlayacak ortamlar yaratın ve ten temasınızı artıracak platformlar sağlayın.

Cinsel ilişki sıklığı


Gebe kalmak için cinsel birleşme zamanlaması, sıklığı ve tekniği yeterli sayıda spermi rahim ağzına veya vajina içine bırakabilmek için 3 gün cinsel ilişkide bulunmadan bekledikten sonra yumurtlamaya yakin günlerde gün aşırı veya her gün cinsel ilişki gebelik için uygun bir rejim olabilir.

Bir gün içinde birden çok ilişkide bulunmak sanıldığı gibi gebelik sansını daha da çok artırmamaktadır.
Çiftlerin ( özellikle erkeklerin) programlanmış ( 3 gün ilişki yok sonra gün veya günaşırı ilişki gibi) cinsel ilişki rejimlerine uyması sıkıcı ve aşırı strese neden olabilen bir olaydır. Bu yüzden herhangi bir yöntemle yumurtlama tespit edildiğinde kadının erkeğe bu durumu açıklamadan, doğal ve duygusal bir ortam yaratarak yapılan cinsel birleşme daha başarılı olabilir.

Mekanik ve zorlayıcı program ve ilişki perhizlerinin dışına çıkarak sosyal ve psikolojik sıkıntıları azaltmak oldukça önemli faydalar sağlayabilir. Unutmayınız ki üreme organları denilen orkestra beyin sapı denilen şef tarafından yönetilmektedir.

Pozisyon

Serviksin spermler için hem bir geçiş yolu, hem bir depo olması nedeniyle daha fazla spermin vajen içerisinde servikse yakin bulunmasına yardımcı olmak için bir çok yöntem tarif edilmiştir.

Cinsel ilişkiden sonra yataktan hemen kalkmama en bilinendir. Boşalmadan hemen sonra meni mat, yapışkan, sümüksü bir kitle iken 15-30 dakika içinde akışkan, berrak bir sıvı halini alır.Likefaksiyon (sulanma) denilen bu olaydan sonra daha çok sperm meni içerisinden ayrılıp vajinadan rahim ağzındaki mukusa , oradan da tüplere doğru hareket etmektedir.

Böylece ilişkiyi takiben hemen ayağa kalkmak, vajinayı yıkamak rahim içine geçen spermlerin sayısını etkileyebilir. Cinsel ilişki sonrası yarım saat kadar kalça yükseltilerek yatmak akıllıca bir davranıştır. Ancak bunun gerekli olmadığını bildiren pek çok bilimsel araştırma sonuçları da vardır. Her şeye rağmen çocuk isteyen bir kadının, cinsel ilişkiden sonra kalçasının altına bir yastık koyarak yarım saat kadar sırt üstü yatmasının hiç bir zararı yoktur.

Kayganlaştırıcılar ve ağız salgıları

Bazı çiftler cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak için vajinayı kayganlaştıran jel ve kremler kullanırlar. Ama bu maddeler spermler için zararlı olabilir.

Çiftler gebelik istedikleri dönemlerde bunları kullanmamalıdırlar. Özellikle kadında vajinal kuruluk varsa cinsel ilişkinin olabilmesi için kayganlaştırıcı kullanmak bir zorunluluk olabilir. Bu durumda vajinal pH ‘yi bozmayan su içerikli jeller kullanılmalıdır.

Oral seks ile bulasan ağız salgıları spermi öldürebileceğinden çocuk isteği ile yapılan bir cinsel birleşmede oral seks önerilmez.

Cinsel ilişki zamanı ile bebeğin cinsiyeti arasındaki ilişki

X kromozomu taşıyan spermlerin Y kromozomu taşıyan spermlerden daha yavaş, uzun ve ağır olduğu bilinmektedir. X kromozomu taşıyan spermler Y kromozomu taşıyan spermlerden daha uzun sürede yumurta hücresine ulaşmaktadır. Bu nedenle bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde cinsel ilişki zamanı önemlidir.

Eğer kız çocuk istiyorsanız ovulasyon gününden (iyi belirlenmiş olmalıdır) 3-4 gün önce cinsel ilişkide bulunmalısınız. Daha sonra ilişkiye girmeyerek yumurta tam çatladığı zaman etrafında daha çok sayıda X kromozomlu spermlerin olması sağlanabilir. Erkek çocuk istiyorsanız 9. günden itibaren ovulasyon gününe kadar ilişkiye girmeden beklemeli ve tam yumurtlama gününde cinsel ilişkide bulunmalısınız. Böylece hızla yumurtaya ulasan daha çok sayıdaki Y kromozomlu spermlerin yumurtayı dölleme şansı daha çok olacaktır.

Tüm bunlar olasılığı artıran uygulamalardır. Ancak her zaman başarılı olması beklenmemelidir. Cinsiyetin kesin olarak belirlenmesi için her iki tür kromozomun döllenme öncesi boyalarla ayırt edilerek, mikroenjeksiyon ile yumurta içine verilmesi veya tamamı ayni tür kromozomlardan oluşan bir grup spermle yumurtanın bir arada tutulmasıyla olabilir. Bu uygulamalar dünyanın pek çok ülkesinde doğanın ve insan soyunun dengesini bozabileceği için kabul görmemekte ahlaki bulunmamaktadır.

Tabii ki bir kaç tane ayni cins çocuğu olan bir aile böyle bir seçimde haklı olarak ısrar edebilir. Bu tartışmanın etik, ahlaki, boyutu burada tartışılmayacaktır

Kaynak.morelmas.com

14 Orjinal Seks Önerisi


Yatak odanıza hareket, heyecan ve şehvet getirecek yeni fikirlere mi ihtiyacınız var? İşte denemeniz için 14 orijinal hareket…

Cosmopolitan’ı okumaya başladığınızdan beri, cinsellikle ilgili yeterince bilgi sahibi olduğunuzu tahmin ediyoruz. Ancak yine de yatak odasında farklı hisler yaşamanızı sağlayacak yeni hareketler arayışındayız. Cinsellik uzmanı Lou Paget’in “The Great Lover Playbook” (İyi Sevgilinin Oyun Kitabı) adlı kitabından seçtiğimiz hareketler, yatak odanızı rutinden uzak tutacak türden.

1. Isı Tekniği
Satenin uyarıcı bir etkisi olduğunu herkes bilir ancak siz siz olun, saten iç çamaşırınızı giymekle kalmayın, yatağa girmeden önce onu buzdolabında tutarak soğutun. Sevgilinize sarılırken, satenin olağanüstü dokunuşuna eklenen soğukluk hissi sevgilinizi baştan çıkaracak.
Sevgilinizin vücut ısısı ve oda ısısının etkisiyle, soğutulmuş iç çamaşırınız kısa bir süre sonra ısınacak. Oda sıcaklığını aldığında, önceki hareketin tam tersini yapın: onu mikro dalga fırında 15 saniye boyunca tutun. Sıcak iç çamaşırınızla, sevgilinize dokunun. “Sıcaklık hissi onu uyarmakla kalmaz, sıcaktan dolayı artan kan dolaşımı, kanı pelvis bölgesine yönlendirip uyarılma hissini kat kat arttırır” diyor “302 Advanced Techniques for Driving a Man Wild in Bed” (Bir Erkeği Yatakta Baştan Çıkarmak İçin 302 İleri Teknik) adlı kitabında yazar Olivia St.Claire.

2. Çıplak Aşçı
Şehvet nöbetlerinize yemeği dahil etmek klasik ve bilinen bir harekettir. Vücudunuzu sıcak bir açık büfeye dönüştürmek elinizde ve bunu çok kolay yapabilirsiniz. Sevdiğiniz aromaları seçin ve onları vücudunuza damlatın. Çikolata sosu, bal, egzotik meyve şurupları, ne isterseniz kullanabilirsiniz. Çikolata sosunu diliyle dokunmasını istediğiniz yere damlatın (cinsel bölgeniz dışında). Önce çikolata sosunu yalamasını isteyin, sonra diğer tarafta bulunan bala erişmek için dilini vücudunuzdan kaldırmadan diğer tarafa ulaşmasını söyleyin. Aynı şekilde, değişik tatları vücudunuzun farklı bölgelerine damlatarak, tatları almak için bütün vücudunuzu diliyle dolaşmasını isteyin.

3. Zevk Haritası
Belki bu size pek heyecanlı gelmiyor ama inanın ki erkekler öyle düşünmüyor. Bir pasta fırçasını (doğal tüylü olanlarını seçin) ısıtılmış masaj yağına batırın. Sonra fırçayla vücudunun değişik bölgelerinde dairesel hareketler çizmeye başlayın. Sırt, bacakların üst kısmı ve kalçalara özen gösterin.
” Sıcak yağ cildi inanılmaz derecede uyaracaktır ” diyor seks terapisti Ian Kerner. Sıcak fırçanızı dilediğiniz gibi dokundurarak, ortaya gerçek bir şaheser çıkarabilirsiniz
4. Fırça Darbesi
Olağanüstü bir his yaratmak için temiz bir resim fırçası kullanarak, vücutlarınızı uyarın. Kollarınızın iç taraflarına, diz kapaklarınızın arkalarına, ayaklarınızın üst tarafına ve diğer hassas bölgelere özen gösterin. Fırçanın sert kılları sinir uçlarını uyarıp, beyne daha fazla dokunma ihtiyacı gönderir. Farklı hisler için, farklı boyut ve kalınlıklarda fırçalar kullanabilirsiniz. Üşenmezseniz boyaya da batırabilirsiniz.

5. İnci Kolye
İster inanın ister inanmayın bu eski yöntem son derece etkili olabilir. Suni incilerden oluşan bir kolyeyi gün boyunca takıp, vücudunuzun onları iyice ısıtmasını sağlayın. Yatağa girmeye hazır olduğunuzda, incilerin üzerine bol nemlendirici krem sürün. İnci kolyenizi cinsel organına dolayın, kolyenin bir kısmı aşağı doğru sallansın. Ellerinizi de kullanarak, sıcak ve yumuşak inci tanelerini hissetmesini sağlayın. Bu ona farklı bir his yaşatır.

6. Seks Bonusu
Önceki seks yazılarımızı takip ettiyseniz hatırlayacaksınız ki, hafif ağırlıklar kullanarak sevgilinizin ereksiyon halini uzatabilirsiniz. Bu tekniğe yeni bir boyut kazandırıyoruz: cinsel organının üzerine 6 küçük taş yerleştirin. Sonra tek tek bu taşları dudak ve dilinizle kaldırın. Her kaldırışta cinsel organının üzerinden bir miktar basınç kalkar ve dilinizin dokunuşuyla birlikte, daha sonra yaşanacak orgazmın şiddetini arttırır.

7. 2 Kat Nane, 2 Kat Zevk
Nane çayı içerek, sıcak soğuk etkisi yaratabilir ve muhteşem hisler yaşayabilirsiniz. Çayın sıcaklığıyla ısınan ağzınıza nanenin serinletici etkisi eklenir. Nanenin etkisi, ağzınızı hassas bölgeden uzaklaştırdığınızda başlar, öyle ki, ağzınızı çektiğinizde o bölgede bir serinlik hissi oluşur. Bu tekniği sadece oral seks için değil, öpüşürken de kullanabilirsiniz. Sizi öpmeden önce birkaç yudum nane çayı içmesini isteyin. Çay yeterince demli, aldığı miktar da dilin hassas alıcılarına ulaşacak kadar yeterli olmalı. Sıcak ağzını sizinkinden çektikten sonra, ardında hoş serinletici bir nane efekti kalacak. Bu efekti soğuk hava vererek de arttırabilirsiniz.

8. Baş Döndürücü Fransız Öpücüğü
Oral seks rutininize, boynunda kullandığınız tekniği ekleyebilirsiniz. “Oral seks tekniği olağanüstü olsa bile, Fransız öpücüğü belden aşağı bölgede harikalar yaratır” diyor “Sexploration” (Cinsel Keşifler) adlı kitabın yazarı Jane Bogart. Bölgeyi önce dairesel hareketlerle aşağıdan yukarıya dilinizle dolaşıp, sonra hafifçe emmeye başlayabilirsiniz.

9. Buzun Büyüsü
Cinsel organının etrafını dairesel hareketlerle dolaşmadan önce, ağzınızda birkaç dakika bir buz parçası bekletin. Ona tüyler ürperten güzellikte bir deneyim yaşatın.

10. W Hareketi
Oral seks sırasında, kadınların çoğu doğrudan cinsel organa yönelip, etraftaki bölgeye fazla önem vermez. Unutulan şey şu: Pelvis bölgesinde birçok sinir ucu bulunmaktadır ve onların uyarılmasıyla gerçekten olağanüstü hisler elde edilebilir. “Bacağın üst iç tarafının kasıklarla birleştiği bölgeyle başlayın, dilinizi cinsel organının alt tarafına doğru çevirin, testislerinin üzerinden geçip, hareketi diğer bacağın iç tarafının kasıkla buluştuğu noktada bitirin” diyor Bogart. Dilinizle çizdiğiniz W şekli, pelvis bölgesinin neredeyse bütün sinirlerini uyararak, harika bir his yaratacaktır.

11. Çift Yönlü Oral Seks
Bu son derece basit ama etkili bir tekniktir. Ona oral seks yaparken bir parmağınızı ıslatın ve onunla cinsel organının alt tarafını gıdıklayın. Sevgiliniz bu beklenmedik hisse büyük olasılıkla bayılacaktır.

12. Birbirinizden Destek Alın
Seks sırasında genelde birbirinize sıkı sıkı sarılıyorsunuz. Bu hissi birbirinize gerçekten bağlanarak kat kat arttırabilirsiniz. İkinizi sekiz kez saracak büyüklükte bir çarşaf bulun. Onu ikiye katlayın ve dönerek vücutlarınızın etrafına sıkı sıkı sarın. Siz üstteyken alta geçince veya misyoner pozisyonundan sizin üstte olduğunuz pozisyona geçince, birbirinizden ancak birkaç santim ayrılabileceksiniz. Bu yöntem aranızdaki yakınlığı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda sizi eğlendirir de.

13. Şehvet Arttırıcı Oyun
Misyoner pozisyonuna eğlenceli bir hareket katmak için bazı ev eşyalarından yararlanabilirsiniz. Saplı bir fırça, yumuşak bir eşarp ve merdane işinize yarayabilir. O yukardayken, sırtını fırçayla fırçalayın, onu eşarpla okşayın ve merdaneyi sırtından aşağıya yuvarlayın. Peş peşe yaşadığı bu farklı hisler, ona ekstra zevk aldıracak.

14. Sanal Şehvet
Seviştikten sonra gizli bir MSN adresi açtırıp, sevgilinizden bilgisayarın başına geçmesini isteyin. Gizemli bir yabancı olduğunuzu söyleyip, ona seksi bir mesaj atın. Mesajda biraz önceki sevişmenin bütün seksi detaylarını anlatın. Hem seks hayatınızın ne kadar mükemmel olduğunu anlatabilirsiniz, hem de seks hayatınızın detaylarını bir yabancıya anlattığınızı düşündürerek ona heyecan yaşatabilirsiniz. Bu oyunu fark edince, muhtemelen ikinci raund için sizi evin içinde kovalayacak

En uygun Seks Saatleri


Kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var ve seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08:00. Spor için ise öğleden sonra 16:00 suları ideal. ÖNCE bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra… Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var ve seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08:00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16:00 suları.

Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını da şöyle sıralıyorlar:

07:00: Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hâlâ zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.

08:00: Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar.

10:00: Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.

11:00: Vücudumuz formundadır.

13:00: Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.

15:00: Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.

16:00: Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.

17:00: Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.

19:00: Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.

22:00: Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.

23:00: Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.

01:00: Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.

03:00: Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerın sayısı fazlalaşır.

05:00: Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni gün için hazırlanır.

BAŞTAN AYAĞA SEKSİ GÖRÜNMEK

Seksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum değil tabii… Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir kadın aslında bakımlı kadın demektir.
O halde hemen şu önerileri uygulayın ki, durmadan en seksi kadın seçilen kimi ünlü kadınlardan bir farkınız kalmasın. Neyimiz eksik di mi?
Dudaklar için
Seksi dudaklara sahip olmak için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün.

Göğüsler için
İçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte bölgenize sürün! Teniniz beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin. Yanık tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar.

Saçlar için
Saç renginizin birkaç ton açığından gölgeler yaptırarak her zaman “ışıltılı” görünebilirsiniz. Bir başka öneri de saçınıza parfüm sürmeniz. Ensede bol toplanmış topuzun her zaman seksi göründüğünü de hatırlatalım. Uzun saçlıysanız saçınızı gün için de fırçalamayı ihmal etmeyin.

Ayaklar için
Bacaklarınız bronzsa pırıltıları olan kremlerden sürebilirsiniz. Topuklarınızın pembe görünmesini de sağlamalısınız. Ve tabii ayakkabı seçimi. Topuklu, sivri ayakkabıların seksi olduğu kesin. Ancak rahatsız ayakkabılar duruşunuzu bozup nasırlara sebeb olabileceğinden ayakkabı seçiminde rahatlığı ve kaliteyi ön planda tutun.

Boyun için
Ensenizi açıkta bırakacak bir saç modeli boynunuzu gözler önüne serecektir. Birkaç damla parfüm, boyuna sürülen tem renginde pudra, hafif sarkıntılı küpeler dikkati boyuna çekmek için yeterli. Boynu tümüyle açıkta bırakmak ya da ince bir kolye takmak da size kalmış bir seçim.

Eller için
Tırnaklarınızın hepsi aynı uzunlukta olmalı. Tırnaklarınız farklı boylarda ise tercihinizi doğal renklerden yana kullanın. Kısa kesilmiş ve parlatıcı ile doğal bir görünüm almış tırnaklar da seksi olabilirler. Enteresan, ama çok dikkat çekici olmayan bir yüzük de farklı bir stil yaratmanızı sağlayabilir

Seks Sonrası Yorgunluğu


Bir erkeğin seviştikten sonra mahmurlaşması normal midir? Peki ya bu uyku hali ertesi gün de devam ediyorsa? Sizin sevgiliniz de benzer bir davranış sergiliyorsa ve bunun nedenini merak ediyorsanız gelin bunun nedenlerini birlikte araştıralım.- Erkekler genelde seks yapmaya başladıkları zaman bile yorgundurlar ve seks onların dinlenmesine yardımcı olur. Dolayısıyla burada da görüldüğü gibi erkekler hem seksten önce hem de seksten sonra yorgunluklarını bir türlü üstlerinden atamazlar.

- Orgazm sırasında erkeğin ve kadının salgıladığı hormonlar seksten sonra ikisinde de dinlenme isteği uyandırır. Bu fiziksel rahatlama çoğu zaman insanı uykunun sıcak kollarına atar.
- Boşalmak ve bunun ardından vücuttaki gerginliğin azalması erkekleri fiziksel olarak yorar.

- Birçok insan (kadın da erkek de) seks yaparken nefeslerini tutar ya da düzenli nefes alıp vermeye dikkat etmez. Bu da beyne az oksijen girmesini sağlar ve sonuçta kişinin uykusu gelir. Bu uyku isteği (nadir olsa da) ertesi gün de devam edebilir.

Tüm bu saydıklarımızı ele aldığımızda sizinle seviştikten sonra uyumaya başlayan sevgilinizin seksten önce yorgun olduğunu ve orgazmın da etkisiyle vücudunun kendisini bıraktığını söylememiz mümkün.

Nadiren olsa da bazı erkeklerin seksten sonra kendini aşırı bitkin hissetmelerinin nedeni herhangi bir sağlık problemi de olabilir. Eğer sevgilinizin böyle bir problemi olduğundan şüphe duyuyorsanız onu hemen check-up yaptırması için uyarın.

Sevgilinizin mahmurluğuna daha hızlı bir çözüm bulmak istiyorsanız ona seksten önce bir fincan kahve içirebilirsiniz. Kahvenin içinde bulunan kafein beyni ve vücudu zinde tutar ve duyuları harekete geçirir. Sevişmeye başlamadan önce ona dantelli iç çamaşırlarınızla kahve servisi yapmaya ne dersiniz?

Ona Sizi Tatmin Etmesini Öğretin

Keşke partneriniz sizi her seferinde zevkin doruklarına ulaştarsaydı değil mi? Bu hiç de zor değil, ona yol gösterin yeter!
Onunla her seks yaptığınızda orgazm olduğunuzu hayal edin. Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Fakat gerçek şu ki bir çoğumuz her zaman orgazma ulaşamıyoruz. Amerikan Cosmopolitan'ının geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdiği seks araştırmasına göre; araştırmaya katılanlardan sadece yüzde 18'i her zaman orgazm olabildiklerini söylüyorlar. Ancak zevkin doruklarına çıkabilme şansınızı arttırmanın kolay bir yolu var.

Tek yapacağınız erkek arkadaşınıza ne yapması gerektiği konusunda yardım etmek. Sizi zevkin doruklarına çıkarmak erkekler için çok büyük bir heyecan kaynağıdır; fakat çoğu, kadınların neye ihtiyaç duyduğundan emin değildirler. Partnerinize nerede, nasıl ve ne zaman size dokunacağını göstererek ve söyleyerek, sizi doruklara çıkaracak ve yüzde 100 tatmin sağlayacak anahtar bilgileri verebilirsiniz.Dersleri şehvetli hale getirmeyi ve egosuna karşı duyarlı olmayı unutmayın. Böylece kendini çömez bir delikanlı gibi hissetmeyecektir. Onu baştan çıkarıcı bir şekilde eğitmek için önerilerimizi izleyin ve daha öncekilere göre daha fazla zevk alın.
Onu Eğitme Tavsiyeleri

El Becerisini Geliştirin: Elle uyarma, kıvılcımları ateşlemenin harika bir yoludur, tabii erkek arkadaşınız doğru yapabildiği sürece. Bir dahaki sefere birlikte eğlenirken, utangaç bir edayla elini bacaklarınızın arasına yönlendirin ve bunun harika hissettirdiğini fısıldayın. "İçten kelimelerle ödüllendirme çok önemlidir" diyor "Big Massive Orgasm" (Büyük Orgazm) adlı kitabın yazarlarından Steve Bodansky. Onu harekete geçirmek için her zaman kullanmaya alışkın olduğu eli yerine (Bu elini sonraki daha cambazlık isteyen oyunlarda kullanacak.) diğer elini vajinanızın üst çıkıntısı üzerine yerleştirin. Sonra yalnızca "Buraya dokunman harika" deyin ve avuç içinizi elinin üzerine bastırarak klitorisiniz üzerinde ve onu çevreleyen bölgede yavaş, sürekli daire hareketleri yapın. Sonra onu, başka bir şehvetli istekte bulunmadan önce hareketi birkaç dakika da kendisi yapabilmesi için bırakın. (Bu sırada iniltileriniz onu cesaretlendirecektir.) Tam uyarılmış hissettiğinizde ve daha yoğun bir etkiye hazır olduğunuzda ona klitorisinizi uyarmaya devam etmesini söyleyerek diğer elinin bir ya da iki parmağını yavaşça vajinanızın iç ön duvarına yönlendirin. Eğer onu tatlı bir dille yönlendirirsiniz, sözlerinizi eğitici bir ders şeklinde algılamayacaktır. Tatlı iniltiler ve tutkunuzun ateşlendiği anlarda kalçalarınızın hareketiyle seksi havayı koruyun. "Biriyle birlikte olurken daima ona, dokunduğu yerlerin hoşuma gittiğini söylerim, bu her zaman doğru olmasa da. Sonra kendine güveni tam olarak oluştuğunda dokunmasını istediğim yere ulaşması için 'işte burası' ya da 'biraz daha yukarısı' şeklinde yol gösteririm" diyor 25 yaşındaki Filiz ve ekliyor: "Dokunuşları tam hedefe ulaştığında ise 'Evet, işte bu!' diyerek baskıyı ve hızı azaltmadan devam etmesini sağlarım." Buradaki püf noktası, partnerinizi, sizi inanılmaz hissettirdiğine inandırmaktır.
Dilini Kullanmasını Sağlayın: Partneriniz üzerinizde aşağılara doğru inmeye başladığında iniltinin ötesindeki herhangi bir mesajınızı yorumlamasının çok zor olduğu açıktır. Bacaklarınız kulakları için ses geçirmez olacaktır ve istediğiniz son şey de yukarı bakıp "Ne dedin?" diye sormasıdır. O yüzden sizi en iyi şekilde tatmin edebilmesini sağlamanın en iyi yolu vücut dilini kulanmanız olacaktır. Daha fazla ya da daha az basınç isteğinize göre başını yönlendirebilirsiniz. Eğer bu, onun için anlaşılması güç olursa, daha basit bir yolla parmaklarınızı onun ağzıyla vücudunuz arasına koyabilirsiniz. 31 yaşındaki Ceyda bu tekniği uyguladığından bahsediyor: "işaret parmağım ve orta parmağımla bir V şekli oluşturuyorum ve o da içgüdüsel olarak parmaklarım arasındaki bölgeye yoğunlaşıyor. Sonra yine bu şekilde onu tam istediğim yere yönlendiriyorum" diyor.

İşte partnerinize ekstradan itibar kazandıracak az bilinen bir bilgi: Klitorisinizin bir yanı, diğerine oranla daha duyarlıdır ve sizi doyuma ulaştırmaya daha yatkındır. Hangi tarafın daha iyi hissettirdiğini keşfetmek için sağ bacağınızı vücudunuzun hizasında uzatırken, sol bacağınızı dizinizden kırık ve dışarıya doğru açı yapacak şekilde tutarak bu küçük ve sizi ürpertmeye programlı noktayı onun için daha ulaşılabilir hale getirin. Sonra bacaklarınızı değiştirin. Hangisinin ateşleyici taraf olduğunu bulduktan sonra ellerinizi partnerinizin başının arkasına koyun ve uygulamasını istediğiniz ritmde kalçalarınızı hareket ettirin. Zevk almaya başlamanız zaman alırsa, boynunun dinlenebilmesi için uzatmış olduğunuz bacağınız üzerine doğru, diğeri kıvrık olarak (Bir omzundan destek alın ki başı sandviç olmasın.) yatın. Böylece en zevkli bölgelerle temasını koruyarak başını bacağınızın üzerinde dinlenebilir.

Yavaş Olmayı Öğretin: Erkekler gördükleri şeylerden çok kolay tahrik olduklarından, partneriniz sizi çıplak gördüğü anda işi hemen bitirmek isteyebilir. Bu yüzden sizin tam bir cinsel ilişki moduna girmenizin daha uzun sürebileceğini anlamayabilir. "Bazı zamanlar erkek arkadaşım, ben seksi düşünmüyorken ya da daha ısınmamışken inanılmaz bir istekle hemen ikinci hamleye geçmek istiyor" diyor 23 yaşındaki Derya. "Tek istediğim bacak aramda bir şeyler denemeden önce vücudumun diğer yerleriyle de ilgilenmesi" diye ekliyor. Eğer erkek arkadaşınız kısa bir önsevişmeden sonra ilişkiye balıklama dalıyorsa yapmanız gereken biraz ara vermesini, yavaşlamasını sağlamak. Peki ya bunun basit ama şehvetli yolu? Partneriniz sırtüstü yatarken bacaklarınızı açarak üzerine oturun, böylece cinsel organı içerde değil ancak altınızda olacak. Bu pozisyon, siz seksi bir yerde tünemiş otururken, onun cinsel organının kontrolünüz altında köşeye sıkışmış olarak kalmasını sağlayacak ve ikiniz de harika hissedeceksiniz. Bu pozisyonda ona doğru eğilebilir, onu okşayabilirsiniz. O da sizi öpebilmek için harekete geçecektir ya da onu oturur pozisyona gelmesi için teşvik edip, boynunuzu, omuzlarınızı ve göğüslerinizi öpebilmesini sağlayabilirsiniz. Bu sırada klitorisinizi ona yavaşça sürtebilirsiniz. Büyük hamleye hazır olduğunuzda "Seni hissetmek için yanıp tutuşuyorum" gibi bir cümle söyleyebilirsiniz. Birkaç kere bu taktikleri tekrarladıktan sonra ya da çabuk öğreniyorsa bir defadan sonra, tam bir ilişkiden önce önsevişmeye ihtiyaç duyduğunuzu anlayacaktır.

Hızlandırılmış Kapsamlı Kurs İkiniz de tam havanızdayken ona nasıl daha ileri gideceğini ve klitorise ya da G noktasına nasıl daha iyi temas edebileceğini, egosunu incitmeden göstermek, sizin doruğa ulaşabilmeniz için çok önemli. "Erkek arkadaşım beni doruğa ulaştıracak yerleri keşfetmek için bir saat uğraşır ancak yine de başaramaz" diye itiraf ediyor 25 yaşındaki bir bayan ve "Nasıl yapması gerektiğini ona söylemek istiyorum, ama onu incitmekten korkuyorum" diyor.

Niçin bazı hareketlerin diğerlerinden daha iyi hissettirdiğini açıklamak, sizi tatmin etmek için gereken taktikleri geliştirmesine yardımcı olacaktır. Üstteki kadın rolünü oynarken klitorisinizi onun pelvis bölgesine sizi en çok uyaran şekilde bastırın. Sonra neden bu hareketin işe yaradığını anlatın. Düşündüğünüzün tersine, bunun anatomik bir konferansı andırması gerekmiyor. "Teması hissediyor musun? İşte hoşlandığım tarzda sürtünme bu" gibi bir cümle sizi orgazma götürecek şeyin genital can damarına dokunma olduğu mesajını ona ulaştıracaktır.

G noktasına ulaşabilen bir pozisyonda aynı şeyi tekrarlayın. Hedefi tam onikiden vurduğunda "işte bu! Harika!" diyerek bunu belirtin. G noktasına ulaşan köpek pozisyonu da çok tatmin edicidir. Sizinle ilişkiye arkadan ve aşağıya doğru bir açıyla girerse, cinsel organı vajinanızın G noktasının
bulunduğu ön duvarı ile temas edebilecektir. Daha yavaş ya da daha hızlı gidip gelmeler mi istiyosunuz? Ellerinizi kalçanızda tam onun gidip geldiği yerin üstüne koyun. Bu onu yavaşlatacaktır. Eğer onu daha derinlerde hissetmek istiyorsanız kalçanızı ona doğru itebilirsiniz. Zevkinize göre ince ayar yapabilirsiniz. Üzerinizdeki omuzlan yukarı doğru itip "Altında hareket edebildiğim zaman daha iyi hissedebiliyorum" diyebilirsiniz. Vücudunu üzerinizden çektiğinde bu size kalçanızı rahatça hareket ettirebilme ve
serbest kalan ellerinizle kendinizi uyarabilme olanağı sağlayacak. Üstü kapalı şekilde, yanlışlarını doğrulara dönüştürme yoluyla neyin işe yaradığını kavrayacak ve bunu bir dahaki sefere uygulayacak. BU KADAR.

Elle Tatmin ( orgazm yöntemleri yöntemi )

Burda söz edilecek konu kendini elle tatmin yöntemleri değildir.

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güclü beyinde duygular yaratır.



Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkektede penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması saşlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsada sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı dercede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktalarıda eli ve dili ile uyarması eşininin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Zincirleme Orgazm

Bir kere yetmez" diyenlerin sayısı giderek artıyor. Elbette ki, bunu sağlamanın bazı yolları var; ilk şartı da uyum. Kimi kadına göre, en mükemmel orgazm ilkidir. Bir başkası, asıl yoğun hazzı sonrakilerde bulabilir. Kimisi de, zincirleme orgazm`ın her halkasının birbirinden farklı olduğunu söyler.

Zircirleme orgazm bir hayli karmaşık bir konudur. Çünkü erkek ve kadın arasında ciddi fizyolojik farklılıklar bulunur. Erkek genelde çabuk uyarılmakta ve orgazm olduktan sonra da en azından bir süre için cinsel ilgisini yitirmektedir. Oysa kadın, daha yavaş uyarılmasına ve orgazm`a daha uzun bir süreçten geçerek ulaşmasına karşın, birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilme potansiyeline sahiptir.


Bilimsel kanıtlar

Bu olgunun mekanizması henüz tam olarak açıklanmasa da, hiç olmazsa varlığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çünkü kadınlarda orgazm sırasında gerçekleşen fizyolojik değişiklikleri kaydeden laboratuar cihazları, bazı kadınların belirli durumlarda bu değişimleri kısa aralıklarla tekrar tekrar gösterebildiğini belgelemektedir.

Herkeste aynı yetenek var ama...

Yani kadınlar zincirleme orgazm olgusu biyolojik bir gerçektir. Hatta kimi uzmanlar aslında bütün kadınların zincirleme orgazm yeteneğine sahip olduğunu, fakat cinselliğe olumsuz bakan kültürümüzün verdiği tutuklukla çoğu kadının bu şans hiç kullanmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın geçerliliği tartışılabilir. Ama, bazı kadınların masturbasyon veya cinsel ilişki sırasında tekrar tekrar doruğa ulaşabildiği artık kesinleşmiştir.

Farklı görüşler

Bu orgazm`ların yoğunluğuysa, kadın kadına değişiklik gösterir. Kimi kadınlar ardı ardına kaç kez orgazm olurlarsa olsunlar, her zaman ilişkinin en iyisi olduğu görüşündedir. Kimilerindeyse tam tersine ilk orgazm bir hayli sönük geçmekte ve asıl yoğun hazzı daha sonrakiler sağlamaktadır. Öte yandan kadınların bir kısmı da zincirleme orgazm`ın her halkasının çok farklı olduğu, klitoral orgazm, G-noktası orgazm`ı ve penisin vajina içindeki hareketlerinden doğan orgazm arasında bir karşılaştırma yapmanın tamamen anlamsız olacağı kanısındadır.

En çok masturbasyonlar

Seks araştırma laboratuarlarında sürdürülen deneyler genellikle en uzun zincirleme orgazm`ların masturbasyon sırasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Hatta, vibratörle mastürbasyon yapan kimi kadınlar, kısa bir süre içinde 10-15 kez doruğa ulaşabilmektedir. Genelde bu orgazm`lar bir iki dakikalık aralarla gerçekleşir. Fakat az sayıda kadın, bir orgazm`dan diğerine hemen hiç ara vermeksizin geçebilmektedir. Çok küçük bir azınlıktaysa; zincirleme orgazm hiç kesintisiz orgazm dalgaları halinde yükselip ancak kadının bitkin düşmesiyle sona ermektedir.

Uç uca eklemek...

Zincirleme orgazm konusunda yaygın uygulamalardan biri, masturbasyonla cinsel ilişkiyi uç uca eklemektir. Yani, önce kadın kendi kendine ya da sevgilisinin yardımıyla mastürbasyon yaparak birkaç kez doruğa ulaşır, sonra da cinsel ilişki partneriyle birlikte bir kez daha boşalır.

Çabaların karşlığı

Zincirleme orgazm için bu kadar çaba harcamaya değer mi? Bu konuda kararı sadece kadın verebilir elbette. Fakat kimi erkekler sevgililerine daha çok haz verebilmenin her türlü çabaya değeceği görüşünde. Gene de, bir kısım erkekle tıpkı kendileri gibi tek bir kez ama yoğun bir şekilde boşalan bir kadınla sevişmeyi tercih etmekte ve zincirleme orgazm`ı sevişmeyi bir gösteri haline getiren bir tür başarı testi gibi algılanmaktadır. Öte yandan bazı erkekler de kadının zincirleme boşalmasını kendi erkeklik güçlerinin bir kanıtı gibi görüp gurur duyma eğilimindendir. Tabii, bu pek haklı bir gurur sayılmaz, çünkü böyle bir kadın büyük ihtimalle mastürbasyonla da zincirleme orgazm`a ulaşabilecektir. Yani erkeğin "sihirli anahtarı"na pek de muhtaç değildir. Gene de, çoğu erkek cinselliği başarı göstergesi olarak gördüğü müddetçe, zincirleme boşalabilen kadınların rağbette olacağını tahmin edebiliriz.

Doğu teknikleri

Aslında zincirleme orgazm yalnızca kadınlara mahsus bir şey değildir. Erkekler de üst üstte orgazm`a ulaşabilir. Erkeğin boşalmasıyla orgazm`ın aynı şey olmadığı çok eskiden beri bilenen bir şeydir. Nitekim, genç erkeklere boşalmadan doruğa ulaşma yöntemlerini anlatan eski tantra metinleri bile vardır. Bu yöntemlerle erkeğin bir gün içinde birkaç kez, hem de isterse üst üstte orgazm`a ulaşması ve hiç boşalmaması ya da boşalmayı en son birleşmeye kadar geciktirmesi mümkündür. Fakat böyle bir disiplinle yetiştirilemeyen ve "kuru" orgazm`ın varlığından bile bi haber olan Batılı erkekler için bu tür tecrübeler pek söz konusu olamaz.

Erkeğin gücü, 25 yaşına kadar dorukta...

Gene de, pek çok erkek aşağı yukarı 25 yaşına kadar ardı ardına birkaç kez bildiğimiz anlamda orgazm olma potansiyeline sahiptir. Fakat erkek yaşlandıkça, her orgazm`ın arkasından "kendisini toparlaması" için gereken süre de uzar. Yani orta yaşlarda bir erkeğin kısa aralıklarla tekrar tekrar boşalması pek mümkün değildir. Kısacası, zincirleme orgazm hemen hemen yalnızca genç erkeklerin işidir. Fakat uygun bir ortamda ve yeterli uyarılma düzeyiyle, orta yaşlı bir erkek de pekala fazla orgazm yaşayabilir.

Bir kere yeter

Bizim kültürümüzde erkekler kendileri için zincirleme orgazm`ı öğrenmeye pek ihtiyaç duymazlar. Özellikle de boşalmayı içermeyen"kuru" orgazm onların gözünde hiç bir anlam ifade etmez. Çünkü çoğu erkek için cinsel birleşme "duhül ve boşalma"dan ibarettir ve bu kadarı onları tatmin etmeye, "erkekliklerini kanıtlamaya" yeter. Öte yandan, partnerlerinin zincirleme boşalmasını sağlamak, kendi cinsel güçlerini bir kat daha vurguluması açısından cazip gelebilir.

Önemli olan kontrol

Genellikle cinsel gücün gençlerin tekelinde olduğu düşünülür. Oysa orta yaşlı hatta daha ileri yaşlardaki erkeklerin de tekniklerini geliştirerek partnerlerine daha çok haz vermeleri mümkündür. Gerçekten de, öyle çiftler vardır ki, ilk zamanlarda erkeğin çabuk boşalması veya özel çaba harcamaya gerek görmemesi yüzünden tek orgazm`la yetinmek zorunda kalan kadın, yıllar geçip erkek boşalmasını kontrol etmeyi öğrenince zincirleme orgazma ulaşmaya başlar. Kadının kırk yılda bir zincirleme orgazm`a ulaştığı, erkeğinse kendisi için de böyle bir ihtimal bulunduğunu aklına bile getirmediği çiftlere bu konu bir hayli gereksiz görünebilir. Gene de, biraz çabayla zincirleme orgazm`ı öğrenebileceğinizi unutmayırn. Böyle bir deneyim size cazip geliyor, hatta yalnızca merak ediyor bile olsanız, orgazm yoğunlaştırma yöntemleri size çok şey kazandıracaktır.

Kaynak:duslersokagi.net

Cinsel Oyuncaklar

Alışkanlık haline gelen herşeyden zevk alma oranı, zamanla düşer. Bunlara seks de dahildir. İster aynı evde oturun ister oturmayın, birbirinizi sık sık görmeniz bile yatak hayatınızı monoton bir hale getirebilir bu birliktelikler.
Seks poziyonlarını değerlendirin, hem sizin hem de partnerizin için değişik pozisyonlarda seks yapmak yatak hayatınıza bir değişiklik getirebilir.
Eski günlerinizi hatırlayın, o romantizmi tattığınız günleri. Aynı romantik ortamı tekrar yaratmaya çalışın. Bu konuda genelde bayanların çabası vardır ama erkekler denemeye yeltenmeden burun kıvırırlar. Esasında hayatınızı başladığınız dönemlerde hiç de burun kıvıracak bir ortam olarak görmüyordunuz bunu!
Seks oyuncakları da bu konuda oldukça yardımcı olurlar. Hem zevk için, hem değişiklik, hem de cinsel performansı arttırmak için oyuncakların kullanımı tavsiye edilmektedir. Bu konuda çok çeşit vardır ve herbirinin kullanımı farklı olmasına rağmen amaçları aynıdır (seksten daha fazla zevk duymak ve insanların seks hayatına değişiklik getirmek).
En sık rastlanan ve kullanılan seks oyuncakları; vibratörler ve dildolardır.
Vibratör
Genelde penis şeklindedirler. En büyük özellikleri titreşimli olmalarıdır. Bu titreşim sayesinde de insanları uyarır ve cinsel yönden zevk almalarını sağlar. Elektrik ve pille çalışanları vardır. Bazılarının yüzeyi pürüzsüzken bazılarınki de ufak şişiklerden oluşur. Vibratörlerin çoğu kadınlar için üretilmiştir ama nadiren olsa bile erkekler için üretilmiş olanları da piyasada bulmak mümkündür. Hem cinsel ilişki esnasında hem de masturbasyon aracı olarak kullanılırlar.
Dildo
Dildoların anlamı yapay penistir. Diğer bir özellikleri ise sadece manuel olarak kullanımlarıdır. Dildolar hem kadınlar hem de erkekler için kullanılabilirler. Bazen lezbiyenler tarafından da tercih edilirler. Ayrıca impotans sorunu yaşayan erkeklerin dildoları kullanmaları tavsiye edilir.
Diğer Seks Oyuncakları
Anal Vibratör
Anal vibratörler genelde anal seks yapmadan evvel hazırlık için kullanılan araçlardır. Rektuma takılırlar ve bu bölgedeki adeleleri gevşetmede ve rahatlamada önemli rol oynarlar.
Özel Komdom-Klitoris Uyarıcı-Gıdıklayıcı
Esasında hepsi aynı ürünün bir parçasıdır. Kadını daha fazla uyarabilmek için penise takılan araçlardır.
Özel kondomlar, penisi daha kalın veya daha uzun bir hale getirirler. Her ne kadar bazı uzmanlar penisin boyutunun sekten alınacak zevk ile bir alakası olamdığını savunsa da bunun gerçek hayatta oldukça farklı olduğunu bilmekteyiz. Küçük ve kısa penisler pek fazla haz vermezler.
Klitoris uyarıcıları ise plastikten yapılmış daire şeklinde bir araçtır. Bu daire penise takılır. Bu dairenin etrafında değişik şişikler ve "düğmeler" vardır. Cinsel ilişki esnasında klitorisi değme yeteneği oluşturup, klitorisi uyarırlar. Herhalde bayanların da en çok şikayet ettiği konulardan bir tanesi de cinsel ilişki esnasında penisin yakından uzaktan klitorise değememesidir.
Gıdıklayıcılar ise genelde kavucuktan yapılmış olup etrafında değişik uzantılı cisimlerin bulunmasından oluşur; örneğin parmaklar gibi. Cinsel ilişki esnasında kadını uyarıcı rol oynarlar.
Seks Bebekleri
Bunlar gerçek boyutlarda erkek ve kadın bedenini oluşturan şişme bebeklerdir. İstenildiği takdirde ses kutularıyla da satın alınabilirler.
DİKKAT: Seks oyuncaklarından AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıklar geçebilir. Tavsiyemiz seks oyuncaklarınızı birden fazla kişiyle kullanmamanız.

Oral sekste kanser riski!


ABD'de yapılan bir araştırma, oral seks yoluyla kolayca bulaşabilen bir virüsün, gırtlak kanserine yol açabildiğini ortaya koydu.

ABD'deki John Hopkins Üniversitesi bilim adamlarının 300 kişi üzerinde yürüttüğü araştırmada, HPV'nin (Human Papilloma Virus) bademcik, gırtlak ve dili içeren "orofarenjal bölgede" kanser riskini sigara ve alkolden çok daha fazla arttırdığı ileri sürüldü. Daha önceki araştırmalarda bu tip kanserlerin temel nedeni olarak sigara alışkanlığı ve alkol tüketimi gösteriliyordu.

İngiltere'de yayımlanan "New England Journal of Medicine"de yer alan araştırmada, bu bölgede tümör gelişimi gözlenen 100 kişinin tükürük ve kan örneklerini inceleyen uzmanlar, kalıtsal özelliklerin ve alkol ile sigara kullanımı gibi faktörlerin de etkisini hesaba kattıklarında HPV'nin gırtlak kanseri riskini 32 kat artırdığını gözlemlediler.

Uzmanlar ayrıca virüsün en kolay ve en hızlı oral seksle bulaştığını vurgulayarak, hayatları boyunca 6'dan fazla kişiyle oral seks yapanların HPV enfeksiyonu kapma risklerinin 9 kat daha fazla olduğu vurgulandı.

HPV enfeksiyonun kadınlarda, rahim ağzı kanserinin de en önemli nedeni olduğu biliniyor. Cinsel açıdan aktif kadınların yüzde 80'inin herhangi bir döneminde HPV enfeksiyon geçirdikleri belirtiliyor.

Rahim ağzı kanserine karşı korunmak için HPV'ye karşı bir aşı bulunduğunu belirten uzmanlar, aynı aşının orofaringeal bölgede gelişen kanserlere karşı kullanılması için çalışmalara başladıklarını söylediler.